Stresli Bir Günün Ardından

http://www.ankarahaber.com/images/news/7102.jpgBugün büyük sıkıntılar yaşadıktan sonra evdeyim.Memurluk için sağlık raporunu almaya gittim.Sıramı bekledim,uğraştım didindim ve büyük bir yorgunlukla arabaya bindim.Yolda gayet güzel bir şekilde gidiyordum ama birden arabanın benzini bitti.İşte hayatım film şeridi gibi gözümün önünden geçmeye başladı.E-5'in ortasında kalakaldım.Arabayı sağa çektikten sonra reflektör olmadığını gördüm.Bunun üzerine yaptığım şey gelen arabalara yol göstermek ve tekefonla yardım bulmak oldu.Sonunda babam bir akrabamızın arabasıyla geldi ve beni kurtardı.Sonunda bir sorun olmadığı için mutluyum ama bu benim ikinci yolda kalışım hep bana denk geliyor nedense artık.
Devamını okuyun...

Bitmeyen Bir Günün Ardından

http://www.viyananur.at/bilder/siir/Yorgun0.jpgBugün yine benim için zor geçen günlerden biriydi.İşsiz kalırsın bir dert iş bulursun memur olursun bir dert.Bu hayata dert çekmeye gelmişiz valla.Evrak hazırlamak bu kadar mı zordur.Hiç bu kadar yorulduğumu hatırlamıyorum.Şu an bu yazıyı bile uykulu gözlerle yazıyorum.Aklım hep yatağımda uyumak hiç böylesine cazip gelmemişti.Sonunda mutlu olacağımızı düşündüğümüz durumlarda her türlü sıkıntıya katlanıyoruz ama nereye kadar.Saçlarım beyazladı valla böyle bir şey olamaz.(saç beyazlaması şaka hala yakışıklı olduğumu düşünüyorum zaten yaşım ne ki daha körpeyim.)Gelecek kaygısı yüzünden rahatımızdan oluyoruz.Üniversitelilere tavsiyem bitirmeyin hemen okulu biraz tadını çıkarın...
Devamını okuyun...

KEY Listesi yeni

[en-son-key-listesi-medium-0.jpg]Konut edindirme yardımında (KEY) 140 bin SSK'lı vatandaşa KEY paralarının ödenmesini sağlayacak liste, Resmi Gazete'nin 16 Ocak 2009 Cuma günkü mükerrer sayısında yayımlandı.Emlak Konut Genel Müdürü Feyzullah Yetkin, listede yer alan vatandaşların bugünden itibaren Ziraat Bankası şubelerine başvurarak paralarını alabileceklerini bildirdi.Ziraat Bankası şubesinde yoğunluk olmaması için vatandaşların öncelikle " www.keyodemeleri.com " adresinden TC kimlik numaralarıyla isimlerini kontrol ettikten sonra bankaya gitmelerini istedi.
Devamını okuyun...

Beğenmemek Karakteristik Özelliğimiz

http://genclik.zaman.com.tr/images/2007/05/27/ayna.jpg
Çoğumuz yapılanlara hep eleştirel yaklaşırız.Traş olmayı bilmeyenler,beberi eleştirirler,yemek yapmayı bilmeyenler yapılanları beğenmez,şarkı söylemeyi bilmeyenler sanatçılara acımaz,yöneticiliği bilmeden yöneticileri eleştiririz,otomobil üretilir eksik bulmak için her şeyini sorarız.Kimi belgesel yapar kimi kitap yazar olumsuz yorumlar gecikmez.Bu böyle olmaz,hiç güzel resim değil!,bu da ne ki ben daha iyisini yaparım gibi eleştiriler bizi bir adım öteye götürmez.Eksiklikleri bildirirken yiğidin hakkını yememek ve hakkını teslim etmek lazım.Bunun için kendi kabiliyetlerimizi iyice bilmeli,yapılanların başarılı taraflarını da göz ardı etmemeliyiz.
Devamını okuyun...

TV İnsanı Kurtarabilir Mi?

Televizyon insan kurtarmaya başladı!

Kimi zaman felçli bir kızcağız,kimi zaman böbrek nakli bekleyen genç delikanlı,kimi zaman doğumdan dolayı görüntüsünden rahatsız olan yaralı yürekler,kimi zaman kimi zaman...diye uzatmak mümkün.Televizyon programları adeta yarış içerisinde yardıma koşuyor kurtarıyor.Bir anda dünyası aydınlanıyor hastalarımızın.Acılı babanın gözyaşları,annenin isyanı,hastanın ölmek istiyorum sözleri kameraya takılıveriyor.Birden yardım kapıları açılıyor.Cankurtaranlar yetişiyor,uçaklar umuda havalanıyorlüks hastaneler seferber oluyor.Bu arada çekim devam ediyor tabi:"Neler hissediyorsun?Kurtulmak güzel mi?sorularına cevap gecikmiyor."Yeniden dünyaya geldim.Kanalınıza şükran borçluyum..."Yapılan insanlık gözlerimizi yaşartıyor...Minnettarız kanal x...

Peki kurtuluşu bu kadar kolaydı madem niye bunca zaman kutarılamadı?Parası mı yoktu yoksa gazete veya TV de tanıdığı mı?Ülkemizde ne yazık ki parası olan yaşıyor.O halde geriye bir tek medya kalıyor.Posta kutuları yardım bekleyenlerin çığlıklarıyla dolup taşıyor.Hangisini kurtaracağı kanala kalmış.Bunların hepsi kısa br masaldan başka bir şey değil.İnsanların niye yoksul olduğu düşünülmez.Kurtarıcı prenslerin olmadığı bir dünya düşünülemez.Bu utanç durumdan nasıl kurtuluruz bilmiyorum.TVlerden tek beklentim yaptığınız yardımları gözümüze sokmayın,sessiz sedasız bir şekilde derman olun.Reyting uğruna mağdur insanların duygularıyla oynayacağınıza ülkenin kangren olmuş sorunlarıyla ilgilenin.

Devamını okuyun...

Arkadaşlığın Anlamı

http://www.webeeo.com/blog/yazi_resimleri/000/000/137/11.jpg
Arkadaşlığın tarihsel köküne baktığımızda şöyle bir yaklaşım sergilenir.Atalarımız savaşırken arkadan gelecek bir saldırıyı önlemek için sırtlarını bir ağaca veya taşa yaslayıp kendilerini korurlarmış.Atalarımız bozkır hayatı yaşadıkları için genelde sırtlarını kaya veya taşa yaslar böylece bütün düşmanlarını yenme gücünü gösterirlermiş.Yıllar sonra bu taşın ismi ARKA DAŞ olmuş.Bugün bile tek güvendiğimiz bizi arkadan vurmayan en yakınımızdır arkadaşlarımız.İnsanlar sosyal bir varlık olarak yalnız yaşayamaz. Sürekli olarak etkileşim içinde olacak birilerine ihtiyaç duyar. İşte bu noktada arkadaşlık insanlık için büyük bir sığınaktır.
Benim için iyi bir arkadaş hayatımın baş rol oyuncularındandır.Arkadaşsız bir insanın gelişme gösteremeyeceğine inanıyorum.

Devamını okuyun...

Sevdiklerimize Daha Acımasısız

http://www.ww64.com/uploads/images/2008-06-29/OOKiHWRLsI.jpg
Gerçektende öyle mi?Sevdiklerimize daha acımasız mı davranıyoruz?
Ben bunun cevabını blogumu ziyaret eden herkesten bekliyorum.Bence acımasısız çünkü en sevdiklerimizin(anne,baba,kardeş,sevgili,eş,çocuk ...)kalbini kırmıyor muyuz.Genelde hep ani çıkışlar sonra özür dilemeler.Sevginin fazla oluşu bizi acımasız bazen de kırıcı olmaya yöneltiyor olabilir.Karısını dövüp sonra da kıskançlıktan,sevgiden diyen çok insan var.Nazımız sevdiklerimize geçiyor onlar bana kırılmaz,nasıl olsa barışırız gibi gizli düşüncelerle istemeden!kırdığımız oluyordur.
Herkes kendini sever ama kimse kendine dört dörtlük bakmaz.Her türlü zararı yaşatır kendine.Bu acımasızlık yiyeceklerimize de yansımış.En sevdiğimiz hayvanlar veya zararsız olduğunu düşündüğümüz hayvanlar genelde bizim soframızın vazgeçilmezi oluyor.Kültürümüzde hiç yılan seven veya kurbağa yemekten hoşlanan kimse görmedim.Sevmediğimiz bir şeyin canını yakmaktansa sevdiğimizinkini yakmak daha kolay herhalde.Bu psikolojik olay her insan da olduğuna göre acaba toplumsal bir şey mi?yoksa bireyin kendi iç güdüsel davranışı mı?aklıma takıldı yazayım dedim...
Devamını okuyun...

Ne Oldum Değil Ne Olucam Demeli

http://image.haber7.com/haber/49171.jpg
Bugün herşeyin yolunda olduğunu düşünerek elini taşın altına koymayan,paylaşımcılığını kaybeden;yarın elinde olanı, bulunduğu konumu kaybedeceğini ve kötü duruma düşeceğini de hesaba katmalıdır.Bunun en iyi örneği resimde gizli...Mağazada müdürken işsizlikten istemediği işleri yapan,zayıf olduğu için hava atan bayanların sonradan aşırı kilo alarak hüsrana uğraması,futbolda bazı takımların başarılarıyla övünerek sonradan şampiyon olamaması,Lüks lokantalarda dünyanın parasını harcayıp sonradan ekmek parasını denkleştiremeyenler,Eşini beğenmediği için veya sevgisi azaldığı için aldatma yolunu seçenlerin hayatta yalnız kalması.Sanat dünyasında da eskiden har vurup harman savurarak yaşayıp şimdilerde bir çok şeye muhtaç insanlar yok değil...Beyaz'ı izleyenler varsa gerekli dersleri çıkarırlar.Eğlenceli bir dille gerçekleri gösteriyor.Hayat tesadüflerle dolu gerçektende ne zaman ne olacağımız hiç belli olmuyor.O yüzden bu durumları göz önünde bulundurarak paylaşmayı,alçakgönüllüğü ve en önemlisi insan olduğumuzu unutmayalım.
Devamını okuyun...